top of page

​Neyse

​önsöz
Sigara içiyom png_edited.png

Seneler evvel restoranlara kapı önü menü bırakma zorunluluğu gelmiş lakin menüler o kadar küçük yerleştirilmişti ki. Lahmacun fiyatını öğrenmeye çalışırken, potansiyel müşteri yakınlığına ulaşmak zorundaydım. Bu zorlantının yarattığı korku ortamı, zihnimde tüm lahmacunları anonim fiyatta bırakıyordu… Çocukluğumdan kalma bilgilerle lahmacun en baba 2 lira olmalıydı. Şimdilerde ise bu antik ezoterik bilginin karşısında lahmacunu 2000 lira olarak bulma korkusuyla yemekten çekince duyuyor ve evlenmiştir korkusuyla hiçbir eski sevgilimi aramıyordum. Tam bir dilemma. Arzularımdan gerçekliğe metro geçmiyordu. Beş senedir akustik gitar sahibiydim ve hala çalmaktan bihaberdim. Kemanım artık bu duruma dayanamamış ve tuşe yerinden çatlamıştı. Evet. Keman da çalamıyorum. Buna ne buyrulur ey okur! Minibüslerdeyse tam bir güvensizlik ortamı hakimdi. Para vermeden oturdun diyelim. Cüzdanını çıkarıp yerinden kalkarsan tekrar o koltuğu boş bulacağının bir garantisi yoktu. Canhıraş biçimde para uzatırım, gördüğüm her minibüs şöförüne. Ezcümle dünya üzerinde tek bir dil hakimdi. Ne İngilizce ne İspanyolca ne de Sanskritçe…

''Ben-ce''

Amma velakin ortak konuşulup da kimsenin kimseyi anlamadığı bir dildir bu. 

Bu rehber ise Ankara'nın bencesidir. 

Daha sonra tekrar deneyin
Yayınlanan yazıları burada göreceksiniz.

Elçiye zeval olmasın, mail atalım biz sana.

Biz sizi ararız...

bottom of page